Postmodern Kimliğin İnşasında Televizyon Reklamlarının Etkisi-Meryem Köse Serdar | Kitap Yorumlarım

Meryem Köse Serdar, Sakarya Üniversitesi Sosyoloji ve Tarih bölümlerinden mezun olmuştur. Yüksek Lisans çalışmasını yine sosyoloji üzerine yapmıştır. Şu an Sakarya Üniversitesi Sosyoloji bölümünde Araştırma Görevlisi olarak devam etmektedir. Genel olarak, Sosyoloji, Tarih, Edebiyat; özel olarak da İletişim, Medya, Sanat sosyolojisi alanlarıyla ilgilenmektedir. Film eleştirileri, Hayal Perdesi Sinema Dergisi’nde yayınlanmaktadır.

Postmodern Kimliğin İnşasında Televizyon Reklamlarının Etkisi İçerik

Postmodern Kimliğin İnşasında Televizyon Reklamlarının Etkisi, bir Yüksek Lisans çalışmasının kitap haline getirilmesinden oluşuyor. Yani bir araştırma kitabıdır. Araştırma üç bölümden oluşuyor. Birinci bölümde, Rönesans, aydınlanma çağı ve devamında gelen modernizm kavramları açıklanmış. Sonrasında postmodernizm kavramı ele alınmış ve zaman-kimlik ilişkilerine genel bir yaklaşım ortaya konulmuştur.

İkinci bölümde, postmodern kimliğin oluşumunda etkili bir faktör olarak ele alınabilecek ‘’popüler kültür’’ kavramından bahsediliyor. Popüler kültürün insan kimliğini inşa etme üzerine kurduğu düzen kitle kültürü yardımıyla daha belirgin hale geliyor. Peki bunu nasıl başarıyor? Postmodernizm ve onun pratiği olan popüler kültürün hegemonyası altında oluşan kitle iletişimi sayesinde büyük başarı yakalıyor.

Kısaca size kitle toplumundan bahsedeyim; kitle toplumu, sanayileşme, sanayileşmenin getirdiği nüfus artışı, kentleşme ve modernleşmenin etkisi ile doğan kapitalizmin bir ürünüdür. Sosyolojik bir perspektifle bakarsak kitle toplumu, bağımsız kurum veya grupların bulunmadığı bir toplum olarak nitelendirebiliriz.  Aslında kavram size çok uzak gelebilir fakat bizim içinde bulunduğumuz sistemi anlatıyor bize.

Üçüncü bölüm ise bana göre en eğlenceli kısım. Çünkü kozmetikten, kişisel bakıma, gıda sektöründen, kredi kartı reklamlarına kadar popüler olan reklamlar, hangi kitleye hitap edildikleri, pazarlama stratejileri ele alınmıştır. Üçüncü bölüm ilk iki bölümün tezini doğrular nitelikte ele alınıp incelenmiştir. Araştırma da sürekli televizyon reklamlarından bahsedilmiş. Artık internet reklamlarının, telefonlarımıza gelen yüzlerce indirim mesajlarının etkisi daha büyük değil mi? Bence öyle. Teknoloji kullanımı arttıkça televizyon reklamlarına duyulan ihtiyacın azaldığını düşünüyorum.

Yine de okuduğunuzda son bölümdeki reklam analizlerinde dikkat çekici unsurlar arasında reklamlarda oynayan ünlüler ya da fiziği düzgün beden algısına hitap eden bireylerin yer alması düşündürücü özellikler arasında. Yani bizim bireysel kimliklerimizi, düşünce ve kanaatleri yok edip kitle kimliğe dönüştürme yönünde etkili bir araç olarak televizyonlar başat rolde diyebiliriz.

Kitap araştırma niteliğinde olduğu için tek bir okuyuşta bitirme isteğiniz olmayabilir. Ama okurken bölümle ilgilenen kişilerin kalemi ellerinden düşürmeyerek okuyacaklarına garanti verebilirim. Her kesime hitap eden bir kitap olması ve düşündürücü bir etkiye sahip olması neticesiyle biraz daha televizyon izleme ve sosyal medya kullanma konusunda kararlar almanızı sağlayabilir. Ayrıca konuyla ilgili araştırma yapan okuyucular içinde kaynak niteliğinde.